Geçikmiş Dil ve Konuşma

Gecikmiş dil ve konuşma günümüzde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Normal dil ve konuşma gelişim basamaklarına göre 3 yaşına gelmiş bir çocuk anlaşılır bir şekilde yetişkin gibi cümle kurabilir ve isteklerini ifade edebilir. Ancak gecikmiş dil ve konuşma problemi yaşayan bir çocuk dilin alt bileşenlerinden hangilerinde sorun yaşadığına bağlı olarak söylenileni anlamakta da ya da kendini ve isteklerini ifade etmede güçlük yaşabilir.

Örneğin 3 yaşında bir çocuk konuşulanları anlıyor, kavramları, kategorileri, nesleri vs biliyor ancak bunları sözel olarak ifade edemiyor olabilir. Cümle kurmak yerine işaretlerle iletişime geçebilir ya da kelime haznesi çok az olduğu için kullandığı bazı kelimeler ile tüm iletişimi gerçekleştirmeye çalışıyor olabilir. Bu durum çocukta ifade edici dilde bir gerilik olduğunu göstermektedir. Öte yandan bir çocuğun kelime çıktısı yeterli olabilir ve bu kelimeler ile cümle de kuruyor olabilir. Ancak cümledeki eklerde hata yapıyor, devrik cümleler kuruyor, bazı ekleri hiç kullanmıyor ise bu da ifade edici dilde bir geriliktir. ( istemiyorum yerine ben yok, bebek geliyor yerine bebek gel, yapmak istemiyorum yerine yap ben yok vb ) Bazı çocuklar ise hem ifade edici dilde hem de alıcı dilde ( kavram-kategori bilgisi, söylenileni anlama, komut alma, göz teması kurma, dinleme becerileri vs) sorun yaşıyor olabilir. Böyle bir durumda dilin alt bileşenlerinden bir çoğunda gerilik mevcuttur ve terapi süreci daha uzun olacaktır.

Gecikmiş dil ve konuşma problemleri çok yaygın olarak görülmesine rağmen halk arasında dayısı da geç konuştu, erkek çocuklar geç konuşur gibi hatalı yönlendirmeler ile müdahale edilmediğinde ileri de fonolojik bozukluklara, artikülasyon bozukluklarına, okul döneminde okuma-yazma güçlüğüne, davranış problemlerine sebep olabilmektedir. Erken dönemde tanı ve tedavi süreci ileride yaşanacak olan olumsuz durumların önüne geçmek amacı ile oldukça önemlidir.